HPV'yi Konuşmamız Lazım!

HPV şu anda en sık cinsel yolla geçen enfeksiyon. Verilere göre ABD’de kadınların %80’i ve erkeklerin %90’ı yaşamları boyunca HPV ile enfekte oluyor. Konuyla ilgili biraz daha farkındalık yaratabilmek için Amerikan Hastanesi'nden Prof. Dr. Ramazan Mercan ile konuştuk.
HPV enfeksiyonu nasıl bulaşır?
HPV enfeksiyonu genel olarak cinsel yolla, cilt-cilt veya cilt-mukoza temasıyla geçer. Cilt-cilt temasıyla geçtiği için tam bir cinsel ilişki olmadan da bulaşabilir. Cinsel yol dışında bulaşması oldukça nadir olsa da hiç cinsel ilişkisi olmayanlarda da görülebiliyor. Enfeksiyon kolay bulaşmasına ve çok sık olmasına karşılık, %90’ı 2 yıl içerisinde kendiliğinden geçiyor. Dolayısıyla, bu konuda virüsün yaşam boyu vücutta kaldığı şeklindeki genel düşünce doğru değil. Fakat daha önce HPV saptanan ve sonrasında yapılan testlerde virüsün negatif geldiği kadınlarda yıllar sonra aynı tip virüs nadiren tekrar pozitif olarak gelebildiği için Smear veya HPV testlerine önerilen şekilde devam edilmesi önemli. Kadınlarda 21 yaşından sonra rutin Smear testi ve 30 yaşından sonra Smear ve/veya HPV testi uygulamalarıyla kanser riskinde ciddi anlamda düşüş görülüyor.
HPV aşısı olan kadınlardan görüş: Işıl B. Cinmen
“HPV aşısının üçüncü dozunu almış biri olarak, bu sürecin sağlığım için attığım en doğru adımlardan biri olduğunu düşünüyorum. Aşının rahim ağzı kanseri başta olmak üzere HPV ile ilişkili hastalıklara karşı güçlü bir koruma sağladığını bilmek, kendimi daha güvende hissetmemi sağlıyor. Üstelik bu korumadan sadece kadınların değil, erkeklerin de faydalanabileceğini öğrenince erkek arkadaşıma da yaptırdım. Onun sağlığını da koruma altına almak, ikimiz için de önemli bir adım oldu. Üç doz boyunca hiçbir ciddi yan etki yaşamadık. Herkesin bu korumadan faydalanmasını tavsiye ederim."
HPV enfeksiyonu belirtileri nelerdir?
HPV’nin özellikle 6 ve 11 tipleri genital bölgede siğillere neden olur ve bu şekilde fark edilebilir. Ancak HPV enfeksiyonlarının çok büyük bir bölümü belirti vermediğinden yalnızca düzenli Smear veya HPV testiyle anlaşılabiliyor.
HPV kadınlarda dış genital bölge, vajina ve rahim ağzı kanserlerine neden olmaktadır. Dış genital bölge ve vajen kanserlerinin %50-70’i, rahim ağzı kanserlerinin ise %95’inden fazlası HPV’ye bağlı olarak gelişiyor. Son zamanlarda yumurtalık kanseriyle ilişkiyi gösteren çalışmalar olmasına rağmen, bu konuda kesin veriler bulunmuyor. Erkekte ise anüs, penis ve skrotum kanseri riskini artırdığı biliniyor. Ayrıca erkek ve kadınlarda genital organlar dışında ağız ve yutak kanserlerinin %70’inde HPV pozitif bulunuyor.
HPV aşısı olan kadınlardan görüş: Yasmin Güleç
“Benim için güzel bir deneyimdi. Aklımda yaptırıp yaptırmamakla ilgili çok soru işareti yoktu. Yapmam gerekiyormuş, benim için en iyisi bu olur algısı ile yaptırdım. Acı eşiğim fena değildir ama aşıyı yaptırdıktan sonra koluma biri yumruk atmış gibi hissettim.😀 Bende bir yan etkisi olmadı, çekincelerim de yoktu. Genel olarak pozitif bir deneyimdi benim için. Çok daha erişilebilir olması gerektiğini savunuyorum.”
HPV’den korunmak için ne yapılmalı?
HPV’den korunmak için prezervatif kullanımının etkinliği konusunda kesin veriler olmamakla birlikte, %50-70 oranında koruduğu düşünülüyor. Bu nedenle, diğer cinsel hastalıklardan da korunma açısından prezervatif kullanımı önerilmeli ancak HPV açısından bunun yeterli olmadığı mutlaka belirtilmeli. Şu anda HPV açısından en etkin korunma yolu aşı uygulaması.

HPV aşısı ne zaman yapılmalı?
HPV aşısının 9 yaşından itibaren yapılması önerilmekte. Aşı sadece kız çocuklarına değil, ağız-yutak kanserleri de göz önünde bulundurularak, erkek çocuklarına da yapılmalı. Dünya Sağlık Örgütü 20 yaşına kadar 1-2 doz, 21-45 yaş grubunda ise 2 doz öneriyor. 45 yaşından sonra da aşı yapılabilir ancak etkinliği ve yararlanımı çok daha düşük olduğu için maliyet-etkinlik açısından pek önerilmiyor.
HPV aşısı olan kadınlardan görüş: Melis Karaca
“HPV aşısını ilk olarak lisede düzenli kontrollere başladığımda jinekoloğum önermişti. Aşıya dair herhangi bir çekincem hiç olmadı ama uzun bir süre “Halledeceğim” diyerek erteleme huyumun esiri ettim. (Gerçekten uzun bir süre). Yıllar içinde düzenli jinekolog kontrolleri, yeniden aşı hatırlatmaları, “Tamam haftaya başlayacağım” diyerek 25’ime kadar geldim. 20’lerimin ortasında bir dönem bende hastalıklar konusunda takıntılı bir dönem başlamıştı (Başka bir konu, buraya da gelecekte değiniriz). Doktor bir arkadaşımı sürekli kendimde bulduğum “semptomlarla” ilgili darlarken bir gün “Aşısı olan bir kanser var ve senin gibi takıntılı biri bunu hala yaptırmadı mı?” dedi. Benim için çok etkili bir cümle oldu. Gerçekten iki gün sonra aşı sürecime başladım. Ben yaptırdığımda “Askıda HPV aşısı” ya da bazı belediyelerin genç kadınlar için ücretsiz HPV aşısı hizmetleri yoktu. Ücretsiz olması gerektiği yerde çok da pahalıydı. Bugün ücretsiz erişim konusunda kısıtlı da olsa çözüm yolları olması mutlu ediyor.”
Aşının koruyuculuğu ne kadar devam ediyor?
Yapılan çalışmalarda koruyuculuğun 12 yıla kadar devam ettiği gösterilmiştir. Büyük olasılıkla koruyuculuğun yaşam boyu devam edeceği ve tekrar aşı yaptırılmasına gerek olmayacağı düşünülüyor.
Erkeklerde bir tarama testi yapılmasına gerek var mı?
Kadınlarda HPV ile uyumlu Smear testi veya direkt olarak HPV saptandığı zaman, ilk sorulan sorulardan biri erkek için bir muayene veya tarama yapılmasına gerek olup olmadığıdır. Erkeklerde ne yazık ki kadınlarda olduğu gibi etkin bir tarama yöntemi bulunmuyor. Özellikle riskli gruplarda anal Smear veya Penil sürüntüyle alınan örnek ile HPV taraması yapıldığında, buradaki tanı değerinin daha düşük olduğunun bilinmesi gerekir. Erkekte genital bölgede siğiller varsa, bunların tedavi edilmesi için yönlendirilmelidir. Ağız ve yutak kanserlerinin erken taraması için etkin bir yöntem bulunmamakla birlikte, son zamanlarda kan örneklerinde virüsle ilgili belirteçlerle tarama yapılabiliyor ancak henüz rutin olarak kullanılmıyor.
HPV aşısı olan kadınlardan görüş: Zeynep Kerpişçi
“Bu süreçte çok tereddütlerim olmuştu ama o zamanki jinekologum beni bu konuda doğru yönlendirdi. Aşının önemini ve etkisini anlattıktan sonra butun dozlarımı oldum. Benim açımdan hiçbir yan etkisi olmadi ve herkese öneriyorum. Bu aşının cinsel hayatının ne kadar aktifliğiyle bir ilgisi olduğunu söyleyenler olmuştu fakat bu tamamen kanser önleyici bir aşı ve aktif cinsel hayat ile ilgili değil. Bu nedenle herkese ulaşılabilir bir aşı olmalı”.
HPV saptanan kadınların tedavi süreci nasıl olur?
HPV’nin şu anda etkin bir tedavisi bulunmuyor. Öncellikle Smear veya HPV taraması sonuçlarına göre lezyon şiddetinin belirlenmesi açısından “kolposkopi” dediğimiz tanı yöntemine geçilmesi ve gerekirse biyopsi alınması gerekiyor. Biyopsi sonuçları, hastanın yaşı ve doğurganlık durumu göz önünde bulundurularak, elektrokoagülasyon (yakma), dondurma, lazer veya konizasyon işlemleri tedavi için başvurulan yöntemler. Doğurganlık sorunu olmayan, ileri yaş ve ileri derecede hücresel değişiklikleri olan kadınlara rahim alınması da önerilebilir. Yapılan tedavilerle virüs tam anlamıyla yok edilmediği için sonrasında Smear, kolposkopi ve gerekirse biyopsilerle takip önemli. HPV’ye bağlı rahim ağzı kanseri gelişimi süreci 10-30 yıl arası gibi uzun bir süreye yayıldığı için düzenli takiplerle kanser aşamasına gelmeden kontrol etme oranı oldukça yüksektir.
HPV aşısı olan kadınlardan görüş: Bahar Ekinci
“Süreçte en ufak bir çekince yaşamadım. Sonuçta kanseri önleyen bir aşıdan bahsediyoruz. Kazanç kayıp terazisi çok dengesiz. Rahim ağzı kanserinin, dünya çapında kadınlar arasında en sık görülen dördüncü kanser türü olduğunun farkındaydım. Çekinceye pek yer yoktu. Aşıyı olduğumun akşamında kolumda enjeksiyon yerinde ağrı haricinde bir yan etkisini hissetmedim. Kolum anlık olarak rahatsız olsa da aklım sonsuza kadar epey rahat etti.”
HPV ve gebelik ilişkisi
Gebelerde de rutin Smear testlerine diğer kadınlarda olduğu gibi devam ediyoruz. Ancak, biyopsi gibi tanı testleri veya tedavi aşamaları kanser açısından önemli bir şüphe olmadığı sürece doğum sonrasına ertelenebiliyor. HPV pozitif olan kadınların gebe kalmasında bir sorun yok ancak kanser öncesi ileri düzeyde hücresel değişiklik saptanan kadınların öncellikle tanı ve tedavi aşamaları tamamlandıktan sonra gebe kalmaları daha uygun. HPV pozitif olan gebelerde virüsün bebeğe geçiş oranı oldukça düşük (%1-5). Bebeğe HPV geçişi daha çok doğum kanalından olmakla birlikte, doğum sonrasında hijyen kurallarına uyulmaması nedeniyle de görülebiliyor.