Ben Biraz Böyle (Kadın Dayanışması) Seviyorum

Son zamanlarda sosyal medya paylaşımları üzerine pek çok şey yazılıyor, konuşuluyor. Ben de böylece kendi takip ettiğim sayfalar ve içerikler üzerine düşünmeye başladım.Sayfaların içeriklerini üreten kişilerden tutun da içeriklerin kimlere hitap ettiği, bizimle neyi paylaştığına dair bir düşünce süreci... Özellikle kadınlar olarak, sosyal medyanın bize sağladığı alanlarda sesimizi duyurmak, deneyimlerimizi paylaşmak ve birbirimize destek olmak büyük bir güç haline geldi. Dayanışma sayesinde sesimiz daha güçlü ve gür çıkıyor, sosyal medya da bunun en görünür alanlarından biri haline geliyor.
Bugün yanımda çok yakın arkadaşım, Avukat Simru Rengin Yılmaz var. Kendisi aynı zamanda, Beril Pekdemir ve Melike Türkay ile birlikte, kadınların kendi hayat deneyimlerini paylaşarak birbirlerine güç verdiği Ben Biraz Böyle Seviyorum sosyal medya platformunun kurucularından biri. Bugün Simru ile kadın dayanışmasının gücünü, sesimizi duyurmanın neden bu kadar önemli olduğunu ve birlikte üretmenin yarattığı gücü konuşacağız.

Ben Biraz Böyle Seviyorum nasıl ortaya çıktı? İlham kaynağın neydi?
Aslında Ben Biraz Böyle Seviyorum yola çıkarken yalnızca kadın yazarlardan oluşan bir sayfa olma gibi bir fikir yoktu. Ki hâlâ yayınlanan yazılar yalnızca kadınlar tarafından yazılmıyor. Beril’in sayfanın ilk zamanlarında yazdığı yazıda bahsettiği istekti aslında yolun en başında duyulan istek: “İsterim ki bu sayfa yüzünü göstermek isteyenlerin güneşli arka bahçesi olsun, birbirlerinin yüzünü görmek isteyen, ortaya bir şey koyma cesaretine ve korkularına sahip üreticileri birbirleriyle aynı dost masasına oturtsun.” Ama sayfadaki yazıların çoğunun kadınların yazıları olduğunun da farkındayız. Arada aramızda “burası da kadınlar hamamı oldu” diye şakalaşıyoruz. Bundan gayet memnunuz da. En başta çevremizde yazmakla uğraşan, bir şeyler üreten arkadaşlarımıza teklifle gittiğimizde aslında hiç olumsuz geri dönüş olmadı. Fakat bunu hızlıca eyleme dönüştüren kadınlar oldu.
Kadınlar olarak yazmak ve üretmek neden bu kadar önemli sence? Yazı yazmak bir kadın için nasıl bir güç kaynağı olabilir?
Çünkü şunu görüyoruz bambaşka hayatlar yaşayan, bambaşka hayat telaşesindeki, bambaşka meslek uğraşında olan bu kadınların yazmak konusunda serbest bırakıldıkları, bir bilgisayarın veya kâğıdın başına geçtikleri zaman içlerini dökmek istedikleri, seslerini başkalarına duyurmak istedikleri ilk konu: kadınlık deneyimi. Dönüyor dolaşıyor kendimizi Sevgi Soysal’ın sözlerinde buluyoruz: “Londra’da, Ankara’da, İstanbul’da ya da ZapSuyu’nun yanı başında, nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden bir şey vardır: Hayat. Sürmekte ve sürecek olan hayatın tartışılmaz emekçisi olmak.”
Kadınların sesini duyurabilmesi için sosyal medya ve online platformların nasıl bir gücü olduğunu düşünüyorsun?
Çok büyük bir gücü var çünkü burada sesimizi özgürce duyurabiliyoruz. Ben Biraz Böyle Seviyorum gibi platformlar, kadınların deneyimlerini paylaşabileceği, içlerinden geçenleri olduğu gibi aktarabileceği alanlar sunuyor.
Son olarak, kadınlara bir çağrın var mı?Birlikte üretmek ve dayanışmayı büyütmek adına onlara ne söylemek istersin?
Elbette var. Bu dünyada bir kadın olarak türlü mücadeleler vererek ilk önce bir sesinizin olduğunu, sonra o sesi çıkarmayı öğreniyorsunuz. Bunu kendi mücadelelerimizden tanıyor, biliyoruz. O yüzden bütün kadınlara çağrımızdır: Sesinizden güç buluyor, kadın dayanışmasının ve birlikte olmanın kudretine inanıyoruz. Sesini başkalarına duyurmak isteyen kadınların özgürce seslerini duyurabileceği bu sayfaya her zaman yazılarınızı bekliyor olacağız. Bunu dayanışmanın bir şekli olarak görüyor, dayanışmayı büyütmek için sabırsızlanıyoruz.